Emrecim,
(Gerçi sana Emre dışında bir şekilde hitap etmemden hiç hoşlanmıyorsun ama benim en sevdiğim bu: Emrecim. Sen sadece Emre dememizi istiyorsun)
Şöyle doğdun böyle büyüdün edebiyatı yapmadan bir iki cümle etmek isterim.
Büyüyorsun evet.. Ama öyle dolu dolu ki bu yaş almaların.. Bazen şaşırıp kalıyorum ve her gün şükrediyorum, seni bize bağışlayan Allah-ü Teala'ya... Bunu senin şu anda anlaman çok mümkün olmadığı için sana "iyi ki bizim evi seçmişsin Emre" diyorum, sen de "siz de iyi ki beni çağırmışsınız" diyorsun, birlikte gülüyoruz:)
Artık evde baban ve ben gibi her şeye katılan, fikir üreten, hatta bizle eylem yapan bir bireysin.
Senin doğumgünü sabahın 30 Temmuz'da güne migrenle uyandım ve sen beni Acıbadem Fulya'ya sanki babanmışsın, teyzenmişsin gibi götürdün. Taksiye yolu tarif ettin, muayenedeki doktora yardımcı oldun, serum takılırken elimi bile tuttun. Cesurca...
Artık bizim sırtımız yere gelmez babanla:)
Ne de olsa 8 yaşındasın ya artık..
Hep mutlu, hep şanslı, hep huzurlu ol, e mi Emrecim..
Annen...
3 Ağustos 2013 Cumartesi
"mutlu mu mutlu" yaşların olsun güzel oğlum...
Gönderen
Emre DURAK
zaman:
23:16
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder