Doğumgünüm aslında bugün ama kutlamalar dünden başladı, sanırım Pazar gününe dek de sürecek:)
Dün annemle birlikte ofise gittik. Benim için ofise gitmek demek; Çağlar'ın dozerleri, Cebrail'in balıkları, Yasin'in kaskı:)* Önce dozerlerle başladım, tek başıma oynadığım için tüm dozerleri kendim seslendirmek zorundaydım, bir ara annem ve Onur'un bana tuhaf tuhaf baktıklarını gördüm ama aldırmadım, ne de olsa keyfim çok yerindeydi, gerisi mühim değil...
30 Temmuz 2009 Perşembe
"bugünler, hayatımızda çok geçsin..."
Sonra sıra Yasin'in kaskı ve montuna geldi. Gerçi kask biraz ağır, mont da biraz büyük bana göre ama siz söyleyin, yakışmamış mı?
Biraz da oyun haricinde yaptıklarımdan söz edeyim. Sabah annemin bir görüşmesi olduğu için, ben Emine ile bekledim annemin görüşmesinin bitmesini. Annemin görüşmesi bitince ofisin yakınındaki "kahvaltıcı"ya gittik, orada Emre diye bir arkadaşım da var. Hem kahvaltı ettim, hem de Emre'yle oynadık. Ofise döndükten sonra Emine'nin verdiği kayısıları da yedim bir güzel. Sonra sıra balıklarla "ilgilenme"ye geldi. O kadar çoklar ki, hangisine bakacağımı şaşırıyorum. Birine bakarken, diğerini kaybediyorum. Onlarla yanyana geldiğimde en büyük balık benim galiba, ne dersiniz?
Saatler ilerledikçe merakım artmaya başladı. Annem bir sürprizden söz etmişti akşamüstü için ama bunun bir pasta olacağını ve ofiste böyle bir kutlama olabileceğini hayal etmemiştim. Bir ara Ferda geldi ve şifreli bir şekilde "gelmiş" dedi:) Annemle danışmaya inip "gelmiş" olanı aldık: passttaaaa:) Yalnız o sırada küçük bir toplantı çıktı, ben de toplantının bitmesini beklerken "beyaz bilgisayar"da garfield izlemek istedim, annem de açtı. Annem yanımda çalışıyor, ben de garfield izliyorken, annem bir ses duymuş, bir bakmış ki başım koltuğun koluna düşmüş, uyumuşum:( Bu durumda beni toplantı odasındaki kanepeye yatırarak, uyanmamı beklemişler, pastamı yiyebilmek için.
Yaklaşık 2 saat sonunda uyandığımda aklıma ilk gelen pastamdı doğal olarak. Annemle beni ofisten almaya gelen babam da bize katıldı. Birlikte tabakları ve mumları hazırladık, yaratıcı ekibin olduğu odaya aldık pastayı. Mumlar, "iyi ki doğdun"lar derken, tüm tazefikir ailesi ile birlikte doğumgünümü kutladık...
Pastam pembe renkti ama sebebi içinin frambuazlı olması, yoksa benim tercihim sanmayın sakın:)
Veee... en önemli kısma geldim, bu yılki ilk doğumgünü hediyemi yukarıdaki fotoğrafta görüyorsunuz. Ayşe'nin büyük fedakarlığı ile çok güzel bir beta'm var artık, evi de muhteşem, kendi de...
Adı ne olsun diye düşünmeye gerek bile kalmadı, hem hediyemin kaynağından hem de benim aile içindeki meşhur "taaze balııııkkk" oyunumdan hareketle, ismi "taze" oldu yeni balığımın... çok sevindim, taze'yi de çok sevdim... hatta bu sabah (30 Temmuz 2009) evden ayrılıp babaanneme giderken hızla salona daldım, annemle babam şaşırdılar ama sonrasındaki cümleyi duyunca, gülümsediler: "hoşçakal taze, akşama görüşürüz:)"
Böylesine güzel bir doğumgünü kutlamasını benimle paylaşmaktan öte, evsahipliği yapan ve beni çok çok mutlu eden bir hediye ile doğumgünümü kutlayan tüm tazefikir ailesi'ne tekrar teşekkürler... (aslı, aysun s, aysun t , ayşe, barış, berke, cebrail, çağlar, emine, emre, esra, eylem, fehmi, ferda, göknil, ilke, onur, özgür, pınar, sendi, servet, şirin, yasin)
Eve gittiğimizde, uyumadan önce anne ve babamla dünü konuşurken, çok mutlu olduğumu anlatmak için kendimce bir cümle kurdum, anne ve babam da çok beğendi, sanıyorum mutlu günler hayatımızda çok olsun demek istedim ama benim dilimde bu şöyle oldu:
"bugünler, hayatımızda çok geçsin"
* Not: Dikkat ettiğiniz üzere tüm isimler tekil, yanında abi abla teyze amca gibi sıfatlar yok, eşitlik olsun:)
13 Temmuz 2009 Pazartesi
Hera kızım, gel...
Dün Hera ile gerçek anlamda ilk kez tanıştım. İlk tanışmam, annemin karnında iken, ikincisi daha 1 yaşımı doldurmamışkendi, o yüzden çok anımsayamıyordum. Ama dün itibari ile artık yeni bir arkadaşım var:) (Yukarıdaki fotoğrafta da üç adımda Hera ile tanışmamı görebilirsiniz.)
Tanışmanın ardından Hera önde, ben arkada koşturduk, oynadık...
Cenk Amca ve Hande Teyze de birbirimizi sevmemizden çok mutlu oldular ve beni de arabalarının arkasında yazan "Dog in car"a dahil ederek, "DogS in car" yapmak istediler:)
Çok eğlendik, Hera beni, ben de O'nu çok sevdim ama onların Ankara'ya dönmeleri gerekiyordu. Halbuki ben Hera, bizde kalsın, benim odamda birlikte uyuyalım istemiştim:( Neyse, bir dahaki görüşmemizi daha uzun yaparak, bu görüşmemizi telafi ederiz artık...
Hoşçakal Hera:)
Emre arkadaşın...
4 Temmuz 2009 Cumartesi
En bi güncel haberler...
Önce, en önemlisinden başlayayım. Çünkü bu, sadece benim için önemli değil, ailemi de ilgilendiren bir gelişim:
ARTIK BEZSİZİM...
Diyebilirsiniz ki; "biraz geç olmadı mı?" Evet, aslında biraz geç kaldım ama çok güzel bir üç yıl geçirdim bezlerimle. Çok da güzel bir lüksmüş:) (gerçi bu tarafını annem, babam ve babaanneme de sormak lazım ama neyse...)
Başlangıç öncesi uyum sağlamam için annem bana, tam 7 tane Thomas pülot* aldı, rengarenk. Üzerinde hem Thomas, hem Jerry, hem Henry, hem de Percy resimleri var. Sonra iki takım da Thomas yazlık pijamam oldu.
Artık herşey hazırdı ve iki hafta önce Pazartesi günü babaannem ilk denemeyi yaptı. Önce çok şaşırdım bu duruma ama ikinci gün herşeye alışmış, sanki doğduğum günden bu yana hiç bez kullanmamışız gibi. İlk 3-4 gün, gece bez kullanmaya devam ettik ama sonra annem 5. günün akşamı, geceyi de denedi ve sonuç, kahraman Emre:)
Bugün 2. haftamız doldu ve hayat böyle çok güzel, ferah, havadar, temiz... Hepimize hayırlı olsun...
FENERBAHÇE olayı...
Kendimi bildiğimden beri her yerde bir Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray diye birşeyler duyuyorum. Babamdan Beşiktaş, annem, dayım ve Şahin dedemden Fenerbahçe, Şenel Dedem, halam ve teyzemden de Galatasaray'ı dinliyordum ama sonunda Fenerbahçe galip geldi.
Gerçi bunda park arkadaşım Aybars'ın da etkisi var, çünkü O'na Fenerbahçe forması almışlar ve parkta herkese gösteriyordu. Benim de çok hoşuma gitti ve babamdan istedim. Babam da Fenerbahçe sorumluları olan dayım ve Uğur'a söyledi. Ertesi akşam Uğur ve Ezgi, ellerinde bir Fenerium poşeti ile geldiler.
Şimdi sıra dayımda, futbol formam için:)
*pülot=külot
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)