17 Şubat 2009 Salı

Son Haberler

Annem yine işlere daldı, benim yazılarıma yine uzun bir süre sıra gelmedi.
Ama ben de son bir haftadaki iki etkinliğimle, O'nu bir anda harekete geçirdim:)
İlki, 7 Şubat akşamına ait. O gün oyun hamuru aldık, eve geldik. Annemle masada oynarken, ben sol kolumun üzerine düştüm sandalyeden ve hiç susmadan ağlamaya başladım.
Sonrasında da kendimizi Acıbadem Bakırköy Hastanesi Acili'nde bulduk. Durum anlatıldı, röntgene gönderildik. Kolumun filmini çektiler ve dirsekten çıkmış olduğunu söylediler. Ben bu süre boyunca, hem ağlamama devam ediyorum, hem de "buraya niye geldik, evimize gidelim" diyorum ama beni dinleyen yok:(
Röntgen sonucuma bakan Dr. Koray Kebir'in, dirseğimi tutması ile yerine yerleştirmesi bir oluyor. Ne ben, ne de annem babam, daha ne olduğunu anlamadan, bir anda acım geçiyor. Film gibi. Koray Bey, sihirli elleri ile tedavi tamamladıktan sonra, babama bir kitap öneriyor. "Kutlay Bebek - Trizomi ile Yaşamak". O anda ne olduğunu pek anlamadan eve dönüyoruz ama babam ertesi gün, kitaba baktığında görüyor ki, Kutlay bebek, Koray Bey'in biricik oğlu. Geçirdiği rahatsızlığı ve yarattıkları mucizeyi aktarmış kitaba. Ben canım çok yansa da, küçücük bir dirsek çıkığı için o hastaneye gittiğimde annem ve babamın durumunu düşündüm, bir de Koray Bey ve eşinin, Kutlay'ın rahatsızlığını öğrendikleri an hissettiklerini... Dilerim, yaşamının bundan sonraki kısmı, hep daha sağlıklı geçer hem Kutlay'ın hem diğer bebek ve çocukların...

http://www.koraykebir.com/

Gelelim ikinci vakama...
Aslında vaka demeyelim, güzel bir ilk diyelim:)

Çooookk uzun bir süredir, en geç saat 5 ya da 6 gibi uyanan ben, bu sabah geç uyandım. Aslında 6.30 civarında, biraz ağlayarak annemi çağırdım, beni yatağımdan alması için. Ama annemle babamın yanına geldiğimde yine uykuya daldım. Hatta o sırada annem ve babam, benim rüya gördüğümü ve o yüzden ağlayarak uyandığımı düşündüler:)
Onların evden çıkma saatine kadar uyanmadığım için, babaannemi çağırmışlar, 8.30'a doğru uyandığımda, babaannem başucumdaydı. İlk sözlerimi hemen aktarıyorum:
"Babaanne, ben hayuzdan denize düştüm, oyda da kocaman bir balık yakalaadııımm ama kocaman. Soya da onu pişiyip yedik, hep berabey".

İşte hatırladığım ilk rüyam:) Hem de "balık"lı:)
Babaannem, annemi arayıp rüyamı ilettiğinde annemin aklından ilk geçeni de aktarayım:
"Dilerim ki, hep böyle kısmet dolu olsun oğlumun rüyaları ve hayatı..."