29 Ekim 2008 Çarşamba

Deniz, kum, güneş ve güzel kızlar:)

Anne ve babamın tarih ayarlama konusundaki uzun çabaları sonucunda, nihayet ilk uzun aile tatilimize çıktık geçen ay.

Hava koşulları nedeniyle daralan seçenekler arasında en sonunda, hem yeşillik alan bolluğu, hem sakin denizi, hem de "balayı oteli" olması nedeniyle öne çıkan Bodrum Marverde'de karar verildi.

THY uçağı ile yaptığımız gidiş dönüş yolculuğundan pek birşey anlamadım, uçakları yerden seyretmek daha zevkliymiş, oturduğum koltuktan ve camdan pek birşey görülmüyor çünkü.
Yola çıkmadan önce benim ve annemin biraz burnum akıyordu. Otele vardığımızda ise, iyice halsizdik. Bu birkaç gün sürecek hasta halimize bir de "muhteşem" hava koşulları eşlik edince, ilk üç gün neredeyse, otel odası hastane odası oldu, babam da sağolsun bize bakıcılık yaptı. (Örneğin aşağıdaki resim, sıkı bir yağmur sonrasında, babamla bahçede yaptığımız bir keşfe ait.)

Bu iyi bakım sonrasında annem de ben de iyileştik ve tatilin keyfini son günlerde çıkardık.
Benim en keyif aldığım anlar, babamla oyun parkındaki oyunlar, bir de annemin kucağında ve sahilde uyuduğum anlardı. İşte o anlar, tam "deniz, kum, güneş..." idi benim için.



Suyun tadını doyasıya çıkardım. Kovalarımla denizi kuma, kumu denize boşalttım ama ikisini de tam bitiremeden döndük İstanbul'a.



İstanbul'a hareket etmeden önce, annemle bir de "sahildeki dondurma" mizanseni yaptık, çok güzeldi...

Havaalanında da bizi Cellocan'lardan biri karşıladı:)

10 Ekim 2008 Cuma

Bir Berber Macerası Daha:)



Fotoğraflarımdan da anlaşılacağı üzere, saçlarım kesildi (23 Ağustos). Yine, annemin kuaförü Barış Amca'ya gittik, daha ne kadar bir bayan kuaföründe kesilecek saçlarım bilemiyorum ama oraya her gittiğimde bana karşı çok büyük bir ilgi gösterdikleri için, çok şikayetçi de değilim bu durumdan:)



Bu defaki kesimde, babam da Barış Amca'ya yardım etti, annem elimden tuttu. Hülya Teyze ve kızlar da kesim törenine tanıklık ettiler. Saçlarım kesildikten sonra üstümü değiştik, eve gelip duş yaptık. Ertesi sabah da anne ve babamla yeni saçlarımı kutlamak üzere Kocatepe Kahve Evi'ne kahvaltıya gittik:)

Bu arada kesim sonrasındaki görüntüm için çok çeşitli yorumlar var "yüzün gözün açıldı", "daha bir delikanlı oldun" vb. gibi. Sizce nasıl olmuşum?

DOĞUMGÜNÜM

30 Temmuz 2008'deki doğumgünümü, haftasonuna denk geldiği için 2 Ağustos 2008'de kutladık. Bizimle olan herkese ve nazik hediyelerine çok teşekkür ederim.
Babam ve annem ise; 30 Temmuz'da ben uyurken gelip, uyandığımda da "oynayabileceğim ilk uzaktan kumandalı arabamı" hediye ettiler:)

2 Ağustos'ta ise, bizi o gün yalnız bırakmayan misafirlerimizle Nix Hotel'de bir aradaydık.
Beni seven ve doğumgünümü kutlamak için gelen tüm davetlilerimize, hem geldikleri hem de muhteşem hediyeleri (giysiler -ki, başlı başına bir kreasyondu-, uzaktan kumandalı arabalar, patates kafalar, kumbaralar, vs...) için tekrar ç0000okkkk teşekkür ederim:)






















8 Ekim 2008 Çarşamba

SAROS MACERASI


Anne ve babamın yıllardır gitmek için plan yaptığı ama bir türlü denk getiremedikleri Saros'a, birlikte gittik nihayet.
15 Ağustos 2008 cuma öğleden sonrasında aldıkları ani bir kararla, anne ve babamı hazırlanırken buldum ve konuştuklarından anladığım kadarı ile Saros'a Metin Amca'nın yazlığına doğru yola çıkıyorduk.

Tekirdağ üzerinden Saros'a ulaşacağımız için de yemek molamız tabi ki, Meşhur Köfteci Ali Usta'da Tekirdağ Köftecisi yiyerek oldu. Ben yoldayken uyuyordum, uyandığımda kendimi köftecide buldum. Çok güzeldi tadı:) Sonra yolumuza devam ettik ve yaklaşık 4 saatin sonunda Saros'a Metin Amca'nın yazlığına ulaştık. Hülya Teyze ve kızlar da orada olduğu için, çok güzel bir buluşma oldu.



Fotoğraflarımdan da anlayacağınız üzere çoooookkkk eğlendim. Denizi, kumlara boşaltma girişimim başarısızlıkla sonuçlandı ama yine de eğlenceliydi.
Simitimi ilk başta çok sevmedim ama sonra alıştım ve hatta anneme "beni bıyak" diye bile bağırdım.
Dönüş yolcuğumuza sıra geldiğinde ise, babamın rehberliğinde Edirne Taşköprü ve Selimiye Camii'ni ziyaret ettik. Ama kapanışımız muhteşemdi: Meşhur Edirne Ciğercisi Kazım'da Edirne Ciğeri:) Ben bile yedim, çok lezzetliydi.