30 Haziran 2008 Pazartesi

"Hayuz"a gittim...

Bir önceki yazımdaki sitemim işe yaradı ve annem harekete geçti, baksanıza 3 gün arayla iki yazı girdi yayına...


Annemle babam söylediğinde pek inanmamıştım, ama cumartesi günü gerçekten "hayuz"a gittik (28 Haziran 2008).



Önce bir etrafa baktım, ne var ne yok, burada neler yapılabilir diye. Ama çok da fazla incelememe gerek kalmadan, anne ve babamın kollarında buldum kendimi.




Zaten evde bile su ile oynamaya bayılıyordum, kendimi çok daha büyük bir su birikintisinin içinde bulunca aşağıdaki görüntüler çıktı ortaya.











Aslında uzun bir süre, hayuzdan kovama su doldurup tekrar hayuza boşaltma oyunu oynadım. Sonra annemle babam bu durumda sıkıldı ve kovamı alıp küreğimi verdiler. Biraz da küreğimle oynadım. Sonrası malum.. Beni zorla sudan çıkardılar, neymiş öğle güneşi çıkmış, uykum gelmiş...miş..

Sonra da söyledikleri gibi beni gerçekten uyuttular. Uyandığımda, yemeğimi yemem gerekiyordu, yemek bittiğinde ise, zaten havuzu toparlıyorlardı. Böylece "ilk" hayuz maceram bitmiş oldu. Ama ben Pazar sabahı kahvaltıdan sonra, bir deneme daha yaptım, "hayuza gidiyoruz" diye. Belki dedim, tekrar götürürler beni hayuza. Ama baktım ki, annem ve babam çok yorulmuşlar, sesimi çıkarmadım. Şimdi haftaiçi babaannem ve dedemle hayuza gitme planlarım var:)


Akşam eve gelince hemen süt aşamasına geçildi, ben de babamın kucağına yerleştim ve sütümü içtim. Ertesi güne de biraz enerji topladım. Çünkü önce annemle odamda oyuncaklarımla oynadık, sonra da salonda kelimenin tam anlamıyla biraz boğuştuk:) Ben çok eğlendim de arada annemin biraz canı yandı galiba...


Eeee ne demişler? "Gülü seven dikenine katlanır:)"




Hiç yorum yok: